be_ixf;ym_202010 d_22; ct_50
KAPAT
Lost In BMX series - episode #2 Vilnius, LT
HABERLER

ŞAŞIRTICI VİLNİUS

Aug 122016

Berlin ziyaretimizin üstünden daha bir ay geçmeden yeni bir maceraya başlamak için havalimanında hepimiz hazırız. Bu harika ekibin bir parçası olmak bir yana hiç bilmediğin bir yere gidip bir hafta boyunca orayı keşfetmek gerçekten unutulmayacak bir tecrübe olacak. Kısaca burada ekip olarak rüyalarımızı gerçekleştiriyoruz.


Bu sefer rotamız Vilnius, ekipten daha önce kimsenin gitmediği bu şehire yapılacak yolculuk için herkes çok heyecanlı. “Lost In” serisinin yaşatmak istediği tecrübe tam olarak bu.

Polonya’dan kalkan ve uçacağı oldukça şüpheli görünen pervaneli uçak ile bin bir türlü dua eşliğinde Varşova’ya sonunda ulaşan ekip, transfer uçuşu için beklemeye başladı. Gece yarısından hemen sonra Litvanya’nın başkenti Vilnius’a -tren istasyonuna benzeyen- havalimanına doğru harekete geçtiler.

Gece yarısı olmasına rağmen, Vilnius şehrine doğru yapılan taksi yolculuğu sırasında ekip kayılacak noktalar ile ilgili endişe etmeye başladı.Tüm bu düşünceler eşliğinde, kalacakları yere geldiler ve karşılaştıkları manzara paslı tabelaları ve dökülmüş boyaları ile gecekondu görünümlü bir ev ve mahalle olmuştu. Ekipten bir kaç saat önce kalınacak yere varan Jason Eusthathiou ekibi karşılayıp, kalacakları evi gezdirdiğinde gördükleri manzara dışardakinden oldukça farklıydı. Evin içi oldukça komforlu ve iyi döşenmişti. Oturma odasında içilen bir kaç biradan sonra uykuya geçildi. 

Litvanya konum itibariyle kutup dairesini yakın olduğu için Çek Cumhuriyeti’ne göre günler çok daha uzun. Günün erken saatlerinde güneş doğarken, saat onbir gibi de batıyor. Neyse ki ülkenin bu konumu hava şartlarını etkilemiyor. Güneş hala yeterince güçlü. Burada olduğumuz süre içinde sadece iki gün yağmurluydu. Bu günlerde ekip kapalı skateparkta çalışmalarına devam etti.

 

Vilnius’a geldiğimizden beri şehir çok tanıdık geliyor. Prag ve Brno şehirlerini andırıyor. Tek farkı hayat burada daha rahat ve zaman sanki daha yavaş akıyor. Gece klübüne çıktığımız günlerden birinde –ki sık sık çıktık- tanıştığımız insanlar bize Vilnius’un Doğu Avrupa’nın Berlin’i olduğunu söylediler. Lost In serisinde ilk durağımız Berlin olduğu için hafızalarımızda tüm şehir oldukça taze. İnsanlar gerçekten haklı, burası iskandinav titreşimi yayan küçük bir Berlin gibi. Dünyanın her yerinden insanlar birlikte, bazı hipster pub’larında biralarını içiyor ve canlı müzik şehrin her köşesinden duyulabiliyor. Vilnius’un İskandinav ve Rus tarzıyla şekillenmiş bir yer. Hatta, sokaklarda sıkça rusça ve lehçe duyuluyor. Temel alışverişler için çek ve slovak kelimeler ingilizceden çok daha yararlı olduğu da ayrı bir gerçek.

 

Vilnius videosunu izlemek için sizi böyle alalım : https://vimeo.com/175218672

Yolculuğa başlarken burası hakkında en ufak bir beklentimiz bile yoktu ama şuan ekip ilk fırsatta tekrar buraya gelmeyi çok istediğine eminim. Vilnius’u ajandanızın bir köşesine sıkıştırmanızı şiddetle tavsiye ediyoruz. Kültürel yapısı ve eski şehri ile Vilnius kesinlikle görülmesi gereken bir yer.

 

Tomas Carda (yönetmen ve yapımcı) tarafından yazılmıştır.

 

Bu da bonus videomuzu merak edenler için gelsin : https://vimeo.com/175357216

MAKALEYI PAYLAŞ:

TAVSIYE

EDILEN